Değerli dostlarım, bu sefer ben bizzatihi kendime baskı yaparak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Görüyorum ki Değerli siyasetçimiz Deniz Baykal ile Başbakanımız arasında hoş olmayan hadiseler yaşanıyor, demek ki benim gibi bir siyaset bilimcisine ara bulmak üzere iş düşüyor. Bizim Sabih'den önce devreye gireyim istedim ki işler daha da karışmasın.
Efendim, bu başbakanlık makamı malumunuz meclis çoğunluğundan alınan güvenoyuyla elde ediliyor, bundan böyle mecliste 367 şartını başbakanlık hususu için de arayalım. Tabi siz meclis aritmetiği ve 367 deyince hemen değerli dostum sabih'i hatırladınız. Benim okul numaram da 414 olduğuna göre bundan böyle eğer salonda 414 milletvekili yoksa başbakan seçilmesin efendim. Bu biiir..
İkincisi, taviz vermek onursuzluk değildir. AKP'li arkadaşlarımız kabul etsinler hanımı başörtülü olan başbakan olmasın ama CHP'li arkadaşlarımız da taviz versinler ve desinler ki kayınçoları peruklu olanlar ve hatta bıyıklarını boyatanlar da başbakan olamasınlar. Zira çok çirkin bir görüntü, muşmula gibi suratta ak kaş altına kömür karası bıyık avrupa kriterlerine bile uymaz. Gerçi biz bi ara düşündük senatörler meclisi kurup ingiliz lordları gibi lüle lüle bembeyaz peruk takalım ama ben evde uyguladım kafamı sivilce bastı, pişik olduk gerek duymadık.
Bir de burdan sayın başbakana sesleniyorum, o kadar bakanın var, dikkat ettim, iyice araştırdım, bir de gördüm ki hepsi AKP'li. Yani ilaç olsun diye bile bir tane CHP'li bakan yok. Bu ayıptır, haksızlıktır. Ne olurdu bakanlıkların yarısını CHP ile paylaşsan. İnsan bu kadar mı cimri olur? Yarın aynısını sana yapsalar hoşuna gider mi?
Üçüncüsü, başbakanın katıldığı AKP mitinglerine bakıyorum da hınca hınç dolu. Sen koskoca başbakansın ülkeyi yönetiyorsun, ne olur arada bir CHP'ye de miting düzenlesen? Bak, onlar Sivas'tan öteye gidemiyorlar, hazır sen gitmişin.. Hoş olmaz mı hazır gitmişken bir başbakan olarak CHP mitingine katılsan. İlla Deniz bey gidecek diye anayasada bir kaide mi var. Düzenle bir CHP mitingi hoşgörü ortamı yeşersin. Hepiniz kardeşsiniz hem o senin büyüğün sonuçta.
Burdan Deniz Baykal'a da seslenmemek olmaz, başbakan Recep Bey'e seslendik sonuçta.
Sevgili Deniz Bey, Sayın Baykal:
Ne oldu, hani sen rejim yapıyordun.. Yaa işte böyle yakalarlar adamı, kokoreç yemişsin haftasonu hiç bize haber vermiyorsun. Ne demiş ünlü bestekarımız Mirkelam: "Kokoreç, koko koko" Sana ısmarlatıcaz diye korkma, bizim ticketımız var aslanım. Eğer bir daha benden gizli gidersen seni Avrupa birliği yüksek komserine şikayet ederim. Şaka şaka, afiyet olsun. Yazımı latifeyle bitireyim istedim, yengeye çocuklara selamlar.
Siz de hoşçakalın değerli dostlarım. Unutmayın bana ihtiyacınız var.
Ahmet Nejdet Kompüter
Meclis Aritmetikçisi, dnt uzm, tnk çvş, asil kişi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder