Sevgili okuyucularım,
Yoğun baskılardan bunaldığım için bu yazıyı kaleme alıyorum.
Sizlerden gelen onbinlerce telefon, mail, sms, güvercin ve taşa sarılı kağıt sonucu evim altüst oldu, telesekreterim kilitlendi, şebekem patladı, başım yarıldı ve evim kuş pisliği içinde. İnanın büyük bir stress yaşıyorum, tabi duygulanmadım da değil. Özellikle oturma odasının camını kırıp da içeri giren ve 16ya 9 plazmamın içerisinden çıkardığım bir mesajda yazılı olanları aynen aktarıyorum:
"Sen bizim tek umudumuzsun, senin varlığınla bu cumhuriyet ilelebet payidar olacaktır, bizleri riyasetinden mahrum etme..." gerisini anlamadım mesajın bundan sonrası yanık.
Bakın sevgili dostlarım,
Ben sadece sıradan bir TC vatandaşıyım. Yani elimde sihirli bir değnek yok. Zaten böyle bir değneğim olsa Cumhurbaşkanı olmadan da bütün kötülükleri yokeder, yanlışları düzeltir ve Galatasarayı her sene şampiyon yapardım. Size kendi başınızın çaresine bakın da demiyorum, çözüm basit: bir kaşık suya iki damla sirke ardından zencefille ovulup sarımsaklı balla sıvanacak... pardon bu başka birşeyin çözümüydü. Bunun çözümü o kadar basit değil. Ama imkansız da değil.
Eğer beni cumhurbaşkanı olarak görmek istiyorsanız anayasada ufak değişikliklere gitmeniz gerekecek. Öncelikle Cumhurbaşkanını halk seçecek. Görev süresi 2+2 yıl olacak. Makam aracı ferrari olacak ve Galatasaray Kadıköyde fenere yemeden 8 tane atacak (7 atmıştı). Bütün bu şartlar sağlandıktan sonra bana gelin ve sizi müreffeh memleketler seviyesine çıkarayım, mazotu 1 ytl yapayım, emekliye 14 maaş vereyim, öys'yi kaldırayım.
Ayrıca rakip olarak Deniz Baykalı istiyorum, ama o yaşlı ömrü yetmeyebilir. O zaman en azından Bedri Baykam olsun. Muhalefette bu adamlardan birine ihtiyacım var kendi imajımı da düşünmek zorundayım. Ayrıca benden uzunla çalışmam onu da belirteyim.
Ben yine de sizlere, başka bir aday öneriyorum. Bence Cumhurbaşkanı AURELLIO olsun. Bakınız, vatandaş olduktan sonra milli takımda neler yapıyor, feneri de kurtardı, ülkeyi mi kurtaramayacak. Yalnız bir sorun var: hanımı zenci!
Biliyorsunuz ki hanımı başörtülü, kırmızı kaşkollu, fenerli, miyop ve zenci olanlar cumhurbaşkanı olamıyor. Demek ki bu da olmayacak, artık tıkandım kaldım, zira kuzeni esmer, röfleli ve kaşar olanlarla, kayınçoları primitif ve obsessif olanlar da cumhurbaşkanı olamıyorlar. Aday bulamıyoruz işte görüyorsunuz. Nedense kimsenin aklına şu tüzüğü değiştirmek de gelmiyor (tabi tüzük varsa) neyse artık işte durum bu. Ama merak etmeyin madem bana bu kadar güveniyorsunuz, birşeyler düşüneceğim. Ben sizi yalnız bırakmam.
Şimdilik hoşçakalın benim pek aziz dostlarım.
Ahmet Nejdet Kompüter
emk dip. svl atş. asil kişi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder